Sayın Prof Dr Gönül Uğur hocamızın eşi Prof Dr Erkin Uğur vefat etmiştir cenazesi yarın Gölbaşı karşıyaka mahalle camiinde ( haymana yolu üzeri pazar yanı) öğle namazı müteakip gölbaşı mezarlığına defnedilecektir

 

 

Otizm

Otizm ve Genetik

Doç. Dr.  Hüseyin  ONAY        Prof. Dr. Cihangir ÖZKINAY

Otizm, sosyal ilişki ve iletişim kurmada yetersizlik, tekrarlayıcı ve sınırlı davranışla  bulgu veren   sinir sisteminin bir gelişim bozukluğudur.  Sebepleri ve klinik bulguları  hastadan hastaya değişen bir grup hastalıktır. Genel olarak bu gruptaki hastalıklar son yıllarda  “Otizm Spektrum Bozukluk (OSB)” (Autism Spectrum  Disorders-ASDs) başlığı altında toplanmaktadır. OSB yaklaşık olarak 1/110  gibi yüksek bir sıklıkta gözlenmektedir ve erkek/kadın oranı 4/1’ dir. Olguların %70’ inde hastalık ilerleyici bir karaktere sahiptir. Otizm bulguları genellikle 3 yaşından önce ortaya çıkar. Değişik ögelerden oluşan bir grup olması hastalık tanısını zorlaştırırken, olguların dış görünümlerindeki  farklılıklar ve eşlik eden hastalıklar (epilepsi, entellektüel yetmezlik vb.)  da hastalığın ortaya çıkma nedeninin aydınlatılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenler arasında en önemli bölümü genetik hastalıklar oluşturmaktadır.

Otizmin genetik kökenine ilişkin çok önemli deliller bulunmaktadır. Bunlardan ilki ikiz kardeşlerdeki çalışmalardır. İkiz çalışmalarında otizmin kalıtsallık katsayısının 0,85-0,92 arasında bulunması, hastalıkta kalıtsallığın yüksek oranda olduğunu göstermektedir. Tek yumurta ikizlerinde her iki kardeşte de otizm görülme olasılığı  %64 iken, çift yumurta ikizlerinde bu oran %9 olarak bulunmuştur. Aile çalışmaları da genetik kökenin etkisinin gösterilmesi açısından önemli çalışmalardır. Geniş ailelerde yapılan çalışmalarda bir tane etkilenmiş çocuğu bulunan ailelerde yeni doğacak çocuk için hastalık riski %8,6 olarak saptanmışken, bu risk ailede iki ya da daha fazla otizmli çocuk varsa %35’ e kadar çıkmaktadır. Üçüncü olarak OSB’ da yapılan detaylı genetik çalışmalar, bu çocukların %15-40’ ında kromozomal ya da Mendeliyan bir neden ya da bir yatkınlık durumu saptanabildiğini göstermektedir.

Tüm bu kanıtlar genetik ve otizm arasındaki güçlü bağı ortaya koymakta olsa da otizmin genetiği hala alanın uzmanları için anlaşılması zor ve araştırmalara açık bir konudur. Burada otizm olgularını  kompleks (vücuda  çeşitli sistemleri tutan-sendromik) ve esansiel   (nedeni ya da kökeni tam bilinmeyen) olarak iki grupta incelemek otizm genetiğinin anlaşılması açısından oldukça önemlidir.

Esansiel otizm olguların %75’ inde görülmektedir ve bu olgularda belirgin bir dış görünümde farklılık (dismorfik bulgu) yoktur. Erkek/kadın oranı 6:1 olup, normalden daha yüksektir. Ayrıca bu grupta kardeşte tekrar oranı daha yüksek olup (%35’e kadar), aile öyküsü pozitifliği daha fazladır (%20’ ye kadar). Kompleks  (sendromik) otizm olgularında ise vücuda  çeşitli sistemleri tutan tanımlanabilir farklılıklar (dismorfik) hastalığa eşlik eder ve 3.5:1 gibi bir erkek/kadın oranı vardır. Kardeşlerde tekrar riski %4-6 arasındadır ve pozitif aile öyküsü olguların en fazla %9’ unda mevcuttur. Hastalığın  gidişi  ve tekrar riski iki grup arasında belirgin farklılık gösterdiği için bu iki grubu birbirinden ayırmak oldukça önemlidir.

Genel olarak OSB’ daki genetik değişiklikler üç grup altında incelenebilir ;

a ) Standart kromozom analizi ile saptanabilen sitogenetik değişiklikler oranı (%5) ,

b ) aCGH, SNParray gibi genetik yeni teknolojik yöntemlerle saptanabilen gen kopya sayısı değişiklikleri (copy number variations-CNV) oranı (%10-35),

c )  Tek gen değişikliğine bağlı hastalıklar oranı ise (%5) dir. 

Kromozom  bozuklukları daha çok dış görünümde farklılık  yaratan dismorfik bulguların eşlik ettiği hastalarda saptanmaktadır. 15q11-13 kromozom bölgesinin gen sayı artımı (duplikasyonu) hastaların %1-3’ ünde gözlenmektedir. Gen kopya sayısı değişikliklerinin mikroarray teknolojisi yardımıyla saptanması günümüzde OSB’ların tanısında uygulanması gereken ilk test olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü genetik nedenin saptanmasında günümüzde en yüksek yüzde ile katkısı olan yöntem budur. Kopya sayısı değerlendirmesinde 15q11-13, 7q21 ve 16p11.2 kromozomal bölgeleri özellikle OSB’ da sıklıkla gen sayı azalmasına ya da artmasına (delesyon ya da duplikasyon) uğramaktadır.

Otizm düşünülen olgularda  bir tıbbi genetik uzmanının klinik değerlendirmesi gereklidir. Tıbbi genetik uzmanı özellikle otizmle seyreden genetik sendromların tanısında uzman olduğu için, başlangıçta bazı hastaların tanısını doğrudan koyabilir.

 Kompleks/sendromik otizm grubunda yer alan hastalıkların en önemlileri şunlardır:

-       Frajil X Sendromu

-       Tuberosklerozis

-       Rett Sendromu

-       Timothy Sendromu

-       Fenilketonüri

-       PTEN Makrosefali Sendromu

-       Kreatin Biosentez ve Transport Defektleri

-       Smith Lemli Opitz Sendromu

-       Sotos Sendromu

-       Moebius Sendromu

-       Duchenne Müsküler Distrofi

-       Phelan McDermid Sendromu

Esansiel grupta ise bu tür bilinen sendromlar olmadığı için altta yatan genetik nedeni bulmak daha zordur. Esansiel OSB’ ların bazılarında tek bir gende meydana gelen değişimler (mutasyonlar) öne çıkmaktadır. Bugüne kadar OSB ile ilişkilendirilmiş 200’ ün üzerinde gen bulunmaktadır. Bu genler çoğunlukla nöronal hücre adezyonu ve sinaps oluşumunda, nöronal aktivitenin regülasyonunda, kalsiyum ve sodyum kanallarında görevli olan genler ile nörogelişimsel ve  nörotransmitter genlerdir. Bunlar arasında  kişinin dış görünümünde  herhangibir farklılık  yaratmadan izole OSB hastalığının ortaya  çıkışında rol oynayan genlerin başlıcaları  şunlardır :

Gen

Görevi

SHANK3

Nöronal hücre adezyone ve sinaps oluşumu

FOXP2

Nörogelişimsel

NLGN3X

Nöronal hücre adezyone ve sinaps oluşumu

NLGN4X

Nöronal hücre adezyone ve sinaps oluşumu

NRXN1

Nöronal hücre adezyone ve sinaps oluşumu

CACNA1H

Kalsiyum kanalı

HOXA1

Nörogelişimsel

OXTR

Oksitosin reseptörü

CNTN4

Nöronal hücre adezyone ve sinaps oluşumu

 

Ege Üniversitesi  Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı ve Çocuk Genetik Hastalıklar Bilim Dalı  otizm ve otizm spektrum bozukluk hasta  grubuna gerek klinik olarak olguların  değerlendirilmesi, aileye  genetik danışma  verilmesi,  gerekse  laboratuvar olarak üst düzey genetik testlerin  yapılması olanağını sağlamaktadır. Esansiel yada  kompleks otizm olgularının  belirlenmesi hastalığın  gidişi  ve tekrar riski iki grup arasında   belirgin farklılık gösterdiği için bu iki grubu birbirinden ayırmak oldukça önemlidir.

Sonuç olarak otizm ve OSB toplum sıklığı çok yüksek olan bir hastalık grubudur. Genetik etkinin önemi bilinmesine rağmen, bu etkiyi doğuran faktörler hala net olarak aydınlatılamadığı günümüzde disiplinler arasında birçok çalışma bu alanda yürütülmektedir. 

Güncel Bilgiler
BİRİNCİ BASAMAK İÇİN ÇOCUK GEN
BİRİNCİ BASAMAK İÇİN ÇOCUK GENETİK HASTALIKLARI SEMPOZYUMU II... Devamı için tıklayınız
ÇOCUK GENETİK HASTALIKLARI DER
DERNEĞİN ADI MADDE 1: Derneğin adı "Çocuk Genetik Hastalıkları Derneği"dir. Kısa adı Ç... Devamı için tıklayınız
Yönetim Kurulu
YÖNETİM KURULU Asil üyeler Ergül TUNÇBİLEK Beyhan TÜYSÜZ Koray BODUROĞL... Devamı için tıklayınız
Baş Sağlığı
Çok Kıymetli Sevgili Arkadaşımız Prof.Dr. Murat Derbent'in zamansız kaybı nedeniyle tüm se... Devamı için tıklayınız
Baş Sağlığı - Prof. Dr. Burhan
Değerli bilim insanı, hocamız Prof. Dr. Burhan SAY'ın vefat etmiş olduğunu büyük bir üzün... Devamı için tıklayınız
Dukan Diyeti Dukan Diyeti Gebelik Haftası hamilelik testi saç ekimi saç ekimi Göbek eritme Göbek eritme göbek eritme hareketleri

Maranki hocanın bulduğu alkali diyeti bir çok insan tarafından uygulanmakta ve çok ciddi olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Doğuma hazırlanan birçok kadının en merak ettiği konu gebelik hesaplama süreleridir.Bu bir hafta hafta gebiliğede fayda sağlamaktadır.

York testi Kansızlık için kür Çocuk Hastalıkları Koşu bandı

Kansızlık

Maranki hocanın bulduğu alkali diyeti bir çok insan tarafından uygulanmakta ve çok ciddi olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Çağımızın en önemli hastalıklarından baş ağrısı tedavisi bitkilerle çok kolay yapılabilmektedir.

How to loss belly fats in a week